Adam | Haziran 27th, 2008
“Ellerime betonun soğukluğu vuruyor, biraz da toz. Yüzümün sol yanı öyle bir yapışmış ki yere, hiç koparamayacağımı sanıyorum. Nihayet gözlerimi açtım, yerdeymişim. İki seksen uzanmışım yere. Nerdeyim, nasıl geldim buraya bilmiyorum. Yavaşça ayağa kalkıp üstümü temizledim. İyi de neden yerler kirli, burası neresi? Ortalıkta bir ışık kaynağı yok ama yine de etrafı aydınlatan bir loş ışık var. Duvarları görebiliyorum, birsürü duvar. Ama hiçbirinde kapı yok, bir sürü köşe, bir sürü dönemeç. Yarım saattir dolaşıyorum ama yine de bulamıyorum çıkışı. Sanırım burası devasa bir labirent. Bir labirentteyken sürekli sola veya sürekli sağa dönülürse mutlaka çıkışa varılırmış. İyi de ben bunu nerden biliyorum? Sanırım nerden bildiğimi bile bilmiyorum. Olsun, nerden bildiğim önemli değil, ben sürekli sağa dönmeyi seçeyim en iyisi…” Devamı »
Bu yazı toplamda 333, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Kafese 4 maymunu koyarlar, ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple sarkıtılmış muzlar. Herhangi bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde yukarıdan tüm maymunlar soğuk su ile ıslatılır. Böylece herhangi bir maymunun muzlara ulaşma çabası tüm maymunların ıslanması ile sonuçlanır.
Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından engellenmeye başlanır. Su kapatılıp maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun koyulur. İlk yaptığı iş muzlara ulaşmak olan yeni maymun diğer 3 maymun tarafından güzelce dövülür. Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir ve merdivene ilk yaptığı hamlede o da dayak yer. Nedendir bilinmez bu ikinci yeni maymunu en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur. Devamı »
Bu yazı toplamda 366, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Efendim yazının özetini aşağıdaki fırkadan anlamak mümkündür:
“Farklı uluslardan insanların bulunduğu bir toplulukta kola bardaklarından birer sinek çıkmış.
İngiliz, başka bir bardakta yeni bir kola istemiş.
Finlandiyalı, sineği bardaktan çıkardıktan sonra kolayı içmiş.
Rus, kolayı sinekle birlikte içmiş.
Çinli, sineği yemiş, kolayı içmemiş.
Yahudi, sineği yakalayıp Çinliye satmış.
Japon, analiz için sineği Tokyo’ya götürmüş.
Yunanlı, kolanın yarısını içtikten sonra itiraz ederek yeni bir kola istemiş.
Norveçli, kolayı içtikten sonra bardaktaki sineği balık yemi olarak kullanmış.
İrlandalı, sineği ezip kolayla karıştırmış ve İngiliz’e içirmiş.
Amerikalı, 5 milyon dolarlık tazminat davası açmış. Devamı »
Bu yazı toplamda 210, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Biliyorum iş işten geçti ama yine de yazmak zorundayım… Denizfeneri derneğine kurban kestirmeyin! Devamı »
Bu yazı toplamda 334, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Bu yazı sitedeki yazıların temasındaki akışı değiştirdiği düşüncesiyle kaldırılmışıtır.
Bu yazı toplamda 166, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Eminim ki başlıklarımın çok saçma olduğunu düşünüyorsunuzdur. Hatta bunların saçma olduğunu bilmekten öte benim de bunların saçma olduğunu bildiğimin farkındasınız. Ve hatta bazılarınız bunun farkında olduğumun da farkında.
Peki bu nereye kadar gider sizce? Başlıkların saçmalığını değil, karşınızdakinin bildiğini bilmenin nereye kadar gideceğini soruyorum. Cevap olarak bazı durumlarda karşılıklı iki kişi için zeki olanın zekâsının vardığı yere kadar diyebiliriz. Bu süreç poker oyunu oynamak gibidir. Zaten bu yüzden tüm filmlerde en iyi oyuncuların dahi iyi bir oyuncu olmayan ama zeki olan yeni yetme başrol oyuncuları tarafından yenildiğinin görüyoruz ya. Sonuç olarak bir çok insan gerçekte hiç poker oynamamış olsa da bu oyunda kazananmanın yolunun iyi bir el değil de daha üstün zekada ya da daha iyi bir rol kesmede yattığını biliyor. Ve bir çok insan farkında olmadan günlük hayatında hemen hergün poker oynuyor. İyi veya kötü, birleri daima başkalarının düşüncelerini okumaya, hareketlerine anlam vermeye çalışıyor. Bu davranışın da bir çok şekli mevcut.
1) Kötüye yorma: Bence bu konu için en kötü olan davranış şeklidir. Bir gün dalgınsınızdır. Kafanızda 40 tilki ebe oynuyorken siz sadece reflekslerinizle hareket edersiniz. Bazen anahtarınızı unutur, cep telefonunu duymaz, gözlükleriniz gözünüzdeyken gözlüklerinizi arar hatta bazen Devamı »
Bu yazı toplamda 189, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Şener Şen’in “Süt Kardeşler” filminde Şaban tiplemesine söylediği o ünlü vecize:
“Babanı da sevmezdim zaten”
Çoğumuzu gülmekten kıran bir filmdeki bu vecizenin aslında ne kadar önemli ve ciddi olduğunu gün geçtikte daha iyi anlıyorum. Çünkü bu düşünce sayesinde insanlar ölüyor!
Bu sonuca nerden vardığımı çok merak ettiğinizi biliyorum. Sadece okumaya devam edin…
Daha önce hiç müdürün oğlundan nefret ettiniz mi? Peki ya sizi haksız yere fizik dersinden bırakan hocanın oğlundan. Ben ettim. Devamı »
Bu yazı toplamda 765, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Evet, başlıktan da anlaşıldığı üzere ben okumuş ve hatta yalayıp yutmuş biriyim. Bunu farkettiğinizin de farkındayım. Ne düşündüğünüzü de biliyorum (ayrıca ukala da sizsiniz :)
Genelde yazılarıma hep sorularla başlarım çünkü soru, yazıyı yazmamın açıkça bir sebebi olduğunu göstermemde bana çok yardımcı oluyor. Şimdi gelelim sorumuza:
Başlıktaki cümlede ne anlatmak istiyorum?
Önceki yazımda belirttiğim gibi toplumda sinir olduğum kişisel tutumlar var ve bu tutumları çoğu zaman insanlar farkında olmadan yapıyor. Bazen insanlar sırf genelden farklı olmak veya olduğunu göstermek için özel şeyler yapıyor, bazen de tam tersini. Yani özel bir şeyler yapması gerekirken sırf genele uymak adına yanlışı seçiyor. Mesela Devamı »
Bu yazı toplamda 505, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Siz de benim hissettiklerimi hissettiniz mi?
Sizinle aynı fikirde olan birilerinin varlığını bilmek güzeldir ama sizce onları görmek ve duymak daha da güzel olmaz mı?
Siz de yalnız kaldığınızda kendi kendinize akıl hocalığı yapmaktan sıkılmadınız mı?
İnsanlar sürekli eleştirir, eleştirir, eleştirir… Ve sonunda en doğrusunun kendi bildiği olduğu kanaatine varmakla kalmayıp bunu başkalarına da göstermeye çalışır. Bazıları için önemli olan doğruyu bilenin kendisi olması iken bazıları için ise önemli olan tek şey bu doğrunun sadece kendisi tarafından bilinmesi değil, aynı zamanda başkaları tarafından bilinmesinin istenmesidir. Sanırım Devamı »
Bu yazı toplamda 276, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Taze Yorumlar